Cemiyet


EŞEKLE GELEN AYDINLIK; MASAL DEĞİL, GERÇEK!..

Eşekle Gelen Aydınlık; Masal Değil, Gerçek!..

 

Bu çalışmada anlatılanlar ne atalarımızdan kalma bir efsane ne de ninelerimizin kulağımıza fısıldadığı bir masal. Gerçek bir halk kahramanı, yel değirmenlerine karşı savaşan yerli bir Don Kişot, Anadolu aydınlanmasının öncülerinden, Anadolu halkının huzuru, mutluluğu için çalışmış, yaratıcılığıyla kendine has kararlılığı ve inatçılığıyla tüm dünyaya ün salmış bir insan; Mustafa Güzelgöz. 1940’lı yıllarda yokluk ve yoksulluk içinde süren bir hayat. Aynı yıllarda Cumhuriyet tarihinin en büyük eğitim hamlesi Köy Enstitülerinin Anadolu’da birçok tohumu filizlendirdiği, özellikle eğitim ve sosyal yaşamda yeni bir soluk getirdiği bir dönem. Güzelgöz’ün çalışmalarını hızlandırması bir tesadüf mü bilinmez, ama o günlerde yurdun dört bir yanında Halk Kütüphaneleri atağa kalkar. Birçok il, ilçe halk kütüphanesi birbiriyle gizli bir yarış içine girer.

Kütüphanecilikte “Ürgüp Sistemi”

O günleri şöyle aktarıyor Mustafa Güzelgöz; “Zamanın koşulları elverişsizdi. Adeta yokluk içindeydik. Ne yapabilirsek kendi gücümüz, kendi becerimizle yapmak zorundaydık. Bu insanların ayaklarına kadar kitabı nasıl götürebilirim? Aylarca değil belki kafamı yılarca kurcalayan bu sorunun cevabını bir gün köy yerinde sohbet ederken buldum. O tarihlerde çok köyün yolu yoktu. Motorlu araçlar da hemen hemen yok denecek kadar azdı. Öyleyse ben de köylünün okuyacağı kitabı çerçiler gibi hayvanlarla taşıyabilirdim. Bu fikir denemeye değerdi. Denedim ve tuttu. Sonradan adına “Ürgüp Sistemi” adı verilen üç eşek, üç katır, iki atla yollara düştüm. Her on beş günde bir, köylünün elindeki kitabı değiştirerek bir yenisini kendisine bıraktım.”

Güzelgöz Unutturulmamalıydı

Güzelgöz’ün köylere götürdüğü her kitap yeni ufuklar oluşturmaya başlar. Anadolu’nun kıraç topraklarında yeni umutlar filizlenir. İnternet kanalıyla birçok adresten ulaşan e-postalarda hep bahsedilirdi Eşekli Kütüphaneci Mustafa Güzelgöz ve eşeğinin heykeli dikilmiş diye. Bu e-mailleri dolaşıma sokan insanlara e-posta ile heykelin fotoğrafı olup olmadığını ve yazının kaynağını sorduğumda hiç kimseden yanıt alamamıştım. Bu bir şehir efsanesiydi, Güzelgöz ve eşeğinin heykeli. Ürgüp’e Güzelgöz’ün kitabını yazmak için ailesiyle tanışmaya gittiğimde Nevşehir Ürgüp Tahsinağa İlçesi Halk Kütüphanesi’ni ziyaret etme fırsatım olmuştu. Kütüphanenin 2. katında Mustafa Amca’nın anısına yapılmış bir kabartma bir rolyef görmüştüm. Bu rolyef fotoğrafını yayına hazırladığım “Eşekle Gelen Aydınlık” isimli kitap çalışmamda yayınladım. Eşekli Kütüphaneci unutulmasın diye gerçekleştirdiğim söyleşilerde, sergilerde rolyefin fotoğrafını paylaştım. Mustafa Güzelgöz’ün ölümünden hemen sonraki yıllarda kütüphanedeki rolyefin kaldırıldığını Güzelgöz’ün oğlu Aziz Güzelgöz’den öğrendim. Halkı için yararlı şeyler yapan herkesi cezalandırıldığı gibi cehaletin üzerine giden, Anadolu’da insanlara aydınlık taşıyan, okuma yazma seferberliği yapan, eşeklerin, atların sırtında sandıklarla köylere kitap taşıyan Güzelgöz’ün ölümünden sonra unutturulmamalıydı.

Örnek Kütüphaneci Romanlaştı

Mustafa Amca, keşke sağlığında hayal ettiği “Güzelgöz Evi-Müzesi”ni kurabilseydi. Dönemin yerel yöneticileri ve ilgili bakanlık birimleri sahip çıkmamıştı. Daha kapıdan girer girmez karşı duvarda Fakir Baykurt ve Güzelgöz’ün evin girişindeki sedirde kol kola çekilmiş fotoğrafı karşılıyor gidenleri. İki aydınlanmacıyı yan yana gülerken görmek büyük mutluluk. O fotoğraf, Türk edebiyatına unutulmaz eserler bırakan usta yazar Fakir Baykurt son kitabı “Eşekli Kütüphaneci” romanı için bilgi almaya Ürgüp’e geldiği günlerde çekilmiş. Baykurt, birkaç gün Güzelgöz’ün misafiri olmuş. Güzelgöz’ün evinin giriş katındaki arşiv odasını incelediğinizde, aldığı uluslararası ve ulusal ödüller, yaptığı çalışmalardan hatıralar, zamanın bürokratlarının teşekkür mektupları, yazarlarla, akademisyenlerle çekilen fotoğraflar, adına imzalı kitaplar Türkiye’nin yakın kültür tarihinin özeti gibi. Özellikle ülkemiz kütüphanecilik tarihine altın harflerle yazdıran değerli meslek büyüklerimizin bilgi ve belgeleri Güzelgöz’ün kütüphanecilik-arşivcilik hassasiyetini gözler önüne seriyor.

Eşekli Kütüphaneciye Vefa

Uzun meslek yaşamında başarılı çalışmalara imza atan Mustafa Güzelgöz, emekli olduktan sonra Ürgüp’te çocuklarıyla ve torunlarıyla mutlu bir yaşam sürdü. İlerleyen yaşına bağlı solunum yetmezliği nedeniyle 2005 yılı 18 Şubat günü yaşama veda eden Eşekli Kütüphaneci aramızdan ayrılalı 7 yıl oldu. Yaşarken tanışma olanağı bulamadığım, meslek duayeni Eşekli Kütüphaneci unutulmasın diye ölümümün 1. yılına armağan “Eşekle Gelen Aydınlık” isimli kitabı yayına hazırlamıştım. Değerli televizyoncu Tayfun Talipoğlu’nun Güzelgöz ile yaptığı röportajın vcd’si kitabın yanında okurlara hediye edildi. Okur tarafından ilgi gören kitap yayınlandığı ilk yılda 2. baskısı yayınlandı. Kitabın okurlarından biri, Güzelgöz unutulmasın, gelecek kuşaklar Eşekli Kütüphaneciyi tanısın diye kollarını sıvadı.

Efsanenin Heykeli Dikiliyor

2011 yılının 18 Nisan günü, telefonum çaldı. Telefonun ucundaki ses dünyaca ünlü heykel çalışmalarına imza atan, İzmir’de atölyesi olan Eray Okkan. Eray Bey, Maltepe Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı, Marmara Eğitim Kurumları Kurucusu Hüseyin Şimşek’in “Eşekle Gelen Aydınlık” isimli kitabımı okuduğunu, çok etkilendiğini ve Güzelgöz gibi bir aydınlanmacının Marmara Eğitim Köyü’ne heykelinin dikilmesini istediğini söyledi. Eray Bey’in heykel için işbaşı yaptığını, benden heykel için arşivimdeki Güzelgöz fotoğraflarından göndermemi rica etti. Telefonun diğer ucunda mutluluktan uçan ben yerimde duramıyordum. Eşekli Kütüphanecinin heykeli benim yaşadığım ilçede, köklü bir eğitim kurumunun kampusuna dikilecekti. Telefonu kapatır kapatmaz, arşivimdeki fotoğraflardan seçerek heykel sanatçısı Eray Okkan’a ilettim. Eray Bey’den günlerce heykel açılışı olacak diye merakla haber bekledim, ses seda çıkmadı. 2012 yılının ilk günlerinde Eray Okkan tarafından çalışılan heykelin Marmara Eğitim Köyüne dikildiğini öğrendim. Güzelgöz’e vefa örneği gösteren değerli eğitim sevdalısı Hüseyin Şimşek, Eşekli Kütüphaneci Mustafa Güzelgöz’ün heykelini Maltepe Üniversitesi’nin Eğitim ve Fen Edebiyat Fakültesinin girişine diğer fakülte öğrencilerinin ve 7’den 70’e herkesin rahatça görebileceği bir yere diktirmişti.

Bakan’dan ‘Güzelgöz Evi’

Ölümünün 7. yılında Eşekli Kütüphaneci Mustafa Güzelgöz’ü saygıyla anıyor, vefa örneği gösteren Sayın Hüseyin Şimşek’e ve heykele emek veren sanatçı Eray Okkan’a teşekkür ediyorum. Bir gün mutlaka Marmara Eğitim Köyüne yolunuzu düşürün, kampusun her yanını saran heykelleri, özellikle eşeğinin sırtında elindeki fenerle aydınlık taşıyan Eşekli Kütüphaneci heykelini görün. Son derece gelişmiş, içerisinde bilgisayarı, teknik donanımları olan 5 gezici kütüphane aracının teslim töreninde, ‘Köy Öğretmeni Mustafa Güzelgöz’ün 1960’lı yallarda başlattığı eşekle gezici kütüphanecilik’ örneğini hatırlatan Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Ertuğrul Günay’dan, Eşekli Kütüphanecinin yaşadığı evin Güzelgöz Evi (Arşiv-Kütüphane-Müze) olması ve kütüphanelerimizden birine ‘Güzelgöz’ adının verilmesi için girişimleri başlatmasını bekliyoruz.

 

 

Kaynakça:

Yenises Dergisi

Sayı:196 Nisan 2012