Cemiyet


BİR ÜLKENİN HÜR DÜŞÜNCESİ

DERGİLERİNDE KANAT ÇIRPAR

 

Sivas İl Kültür ve Turizm Müdürü Kadir Pürlü, YENİSES Dergisi’nin 20. yayın hayatını kutlayarak, “Öncelikle YENİSES gibi güzel bir dergiyi kültür dünyamıza kazandıran Hasan Bölük Beyefendiye teşekkür ederek sözlerime başlamak istiyorum. Yaklaşık üç yıldır derginizi alıyorum. Milli kültürümüze sahip çıkan, onu gündeme getiren ve yaşatılmasına yönelik gayretleri derginizde görüyorum ve mutlu oluyorum. Kültürümüz, tarihimiz ve sanatımızla ilgili çok kaliteli yazılar çıkıyor. Hocalarımızın, araştırmacıların bu yazılarından yararlanıyorum. Derginin düşünce boyutuyla bir kalitesi olduğu kanaatindeyim. Gördüğüm kadarıyla dergimizde hafif meşrep konular yok. Ciddi, ağırbaşlı, sorumluluk taşıyan, kültürümüze sahip çıkan, sulanmamış ve kimlikli bir dergi” dedi.

Derginin İçeriği Önemli

Rahmetli Cemil Meriç’in, “Bir ülkenin hür düşüncesi dergilerinde kanat çırpar” sözünü hatırlatan İl Kültür ve Turizm Müdürü Kadir Pürlü, kitap yazmaya fırsat ve imkân bulamayan, ama fikir sahibi olan birçok insanın fikirlerini dergilerde yazdığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Gerçekten özgürce düşünmenin bir ürünü olan dergiler benim gönlümde ön sıradadır. Gerek öğrenciliğimde gerek öğretmenlik hayatımda gerekse de Kültür Müdürlüğüne başladığımdan bugüne kadar önce dergilerde ne çıktığına dikkat ederim. Yeni çıkan kitapları takip ederim, fakat dergiyi görünce dayanamam. Mesela çok hızlı bir metotla sizin derginizin içeriğine bakarım ve dikkatimi çeken yazıları hemen okurum. Kendi kültürümüzü en iyi biz biliriz; biz yorumlarız ve en iyi biz analiz ederiz. Yerli düşünce ürünlerinin çok önemli olduğuna inanan birisi olarak artık yerli kültürün öne çıktığını görünce mutlu oluyorum.

Yeni Şeyler Söylemek Lazım

En iyisini biz yaparız. O yüzden kendi kültürümüzü bütün başlıklarıyla ele alıp, analiz edip sonra bunu daha geniş bir şekilde yorumlayarak bizden sonraki kuşaklara aktarmak zorundayız. Doğumdan ölüme kadar bütün gelenek ve göreneklerimizi, tarih, kültür ve sanatımızı yeniden yorumlamak zorundayız. Bizden öncekiler ‘Allah razı olsun’ çok şey söylediler, ama Mevlana Hazretleri’nin buyurduğu gibi bugün yeni bir şeyler söylemek lazım. Değerlerimizin yeteri kadar işlenmediğine inanıyorum. Karacaoğlan Fransa’da doğmuş bir yazar ve bir Fransız ozanı olsaydı onunla ilgili en az on bin kitap yayınlanmış olurdu. Biz Türkçenin güzel insanını, Anadolu’nun güzelliklerini bize yansıtan, arı-duru Türkçemizi günümüze aktaran Karacaoğlan’ımızı halen gereği gibi tanıyamıyoruz. Anamızın ak sütü gibi temiz ve saf olan Türkçesinden yararlanamıyoruz. Sebebi de hakkında çok az kitap olmasıdır. Bunu bütün değerlerimize yönelik olarak düşünebiliriz.

Zoru Başaranları Tebrik Ediyorum

Ne yazık ki bugüne kadar bir aşağılık kompleksi yaşadık. Yabancı yazarların, tarihçilerin, kültür-sanat adamlarının eserlerini her nedense tepemizde tutarken kendi insanımızın yazdığı kitapları küçümsedik, hafife aldık. Ama son 10-15 yıldır Türk tarihçilerinin, yerli düşünce adamlarının çok kaliteli, içi dolu kitaplar yazdığını görüyorum; çok mutlu oluyorum. Dolayısıyla bir derginin 20 yıl yayın hayatında bütün zorlukları aşarak bu hizmeti gereği gibi bugüne kadar taşıması hakikaten meşakkatli bir iş. Bu zorun başarılmasından dolayı öncelikle Hasan Bölük Beyefendiye teşekkür ediyorum ve tebrik ediyorum. Çalışanlarına sağlık, huzur diliyorum. Daha nice yirminci yıllara diyorum.”