Cemiyet


HABER YAZMA TEKNİKLERİ VE UYGULAMALARI

 

HABER YAZMA TEKNİKLERİ VE UYGULAMALARI

 

Ters Piramit Tekniği

Haber yazımında kullandığımız birtakım teknikler var; Bunlardan ilki en çok haber tekniği olarak bilinen "Ters Piramit" tekniğidir. Bu "Bilgilerin, hedef kitlenin ilgisine göre en önemliden daha az önemliye doğru sıralanması şeklinde" yazılan bir tekniktir. İlk kez telgrafla haber geçmek için geliştirilmiş olan bir teknik. Bu nedenle haberin en önemli bilgileri en başta veriliyor. Telgrafta eğer tellerde ya da hatta herhangi bir arıza olursa haberin kalan kısmı geçilemezse, haberin anlamında ve bütünlüğünde bir sorun olmasın diye geliştirilmiş bir teknikti bu teknik. Haber yapma tekniklerinin en eskisi ve en çok kullanılan türü. Sanıyorum bundan sonra da en çok kullanılacak olanı budur. Ters piramit tekniğinde en önemli ve en can alıcı unsurlar ön plana çıkarılıyor, ikinci ve üçüncü, yani daha sonraki derecedeki önemli unsurlar birbirini izleyen bir sırada yer alıyor, dolayısıyla haberin özeti başlangıçta verilmiş oluyor.

Dikdörtgen Tekniği

Bir başka tekniğimiz dikdörtgen tekniği. Bunu daha çok dergilerde gördüğümüzü söyleyebiliriz. Haber yazımında ters piramit tekniğinin uygun bulunmadığı durumlarda genellikle tercih edilen bir tekniktir. Haber yapılacak bilgilerin eş değer bulunması durumunda bu tekniğe başvurulur. "Neden?" sorusunun yanıtı genellikle girişte bulunur. Ayrıntılar azalan sırada diğer paragraflarda yer alır. Dörtgen tekniğinde yazılan haberlerde paragrafların her biri eş değer olduğu için okuyucu haberin hepsini okumadan tamamını anlayamaz. Daha çok dergi haberciliğinde kullanılır. "Dörtgen tekniğine" "kare tekniği" diyenler de var.

Düz Piramit Tekniği

Bir başka teknik Ters Piramit’in tam tersi "Düz Piramit" tekniğidir. Bu sefer ne yapıyoruz? Ayrıntıdan başlayarak haberi tamamlamaya çalışıyoruz. Haber bir öykü tarzında başlayacak ve ilk verilecek olayın detayı daha sonra haberin sonuna doğru okla sunulacak. Ters piramit tekniğinin esası olan girişte haberin sonucunu vermezken, düz piramit tekniğinde sonuca ulaşma, ancak haberin sonunda mümkün olacak. İlgi çeken konular bu teknikle daha iyi haber haline getiriliyor. En çok dergi haberlerinde kullanılan bir tekniktir.

Serbest Yazım Tekniği

Serbest yazım, acaba bir teknik midir, değil midir? Tam olarak tanımlanmış da değil, ama özellikle televizyoncular bunu çok uyguluyorlar. İçinden geldiği gibi bir konuyu aktarmak da diyebiliriz. Çünkü bunun belirli bir kuralı da bulunmuyor. Bu tür haberlerin, reyting savaşı veren televizyonların haber programlarında yoğun olarak kullanıldığı; izleyicilerin olayı görmüş ve yaşamış gibi habere dahil edilmesi yönünde bir haber kurgulamasına girişildiği anlaşılıyor.

Konuşma Dili Tekniği

Bir başka teknik yine radyo televizyonda kullandığımız "konuşma dili tekniği". Sıcak haberler aktaran radyo ve televizyon haberciliğinde yaygın olarak bu tekniğin kullanıldığını görüyoruz. Haberlerin aynen birine aktarıyormuşçasına başka bir deyişle biriyle konuşurmuşçasına sunulduğu bir tekniktir bu. "Konuşma Dili Tekniği"nin temel ilkeleri; "Konuştuğunuz gibi yazın ya da yazdıklarınızı sesli olarak okuyun" biçiminde tanımlanmakta. Konuşma dilindeki gibi basit ve kısa cümlelerle yapılan bu anlatımda, edilgen cümlelerden yararlanılıyor. Dolaylı anlatım yaygın bir şekilde bu haberlerde görülüyor. Kelime zenginliği yerine daha az kelimeyle daha çok bilgi aktarılmaya çalışılıyor.

Haberin Giriş Bölümü Çok Önemli

Haberin en önemli kısmı haberlerin girişleridir. Haber girişleri haberin okunması, dinlenmesi açısından önem taşır. İlk bölüm ilgi çeker, haberi okutur ve dinletir. "En iyi haber" birinci cümlesinin ikinci cümlesini okutan haberdir. En iyi haber sonuna kadar bütün cümlelerini izleten, bir şekilde birbirini izleyerek okutturan haberdir. Bir haberi sonuna kadar okuyorsanız en iyi haber odur, daha iyi haber yoktur. Haber "Okuyucuya çekilmiş bir telgraftır ve bu telgrafın parasını okuyucu öder." "Acaba gördüğüm, duyduğum bu olayı en yakın arkadaşıma anlatsam, söze nasıl başlardım, ona ilk önce ne söylerdim?" sorusu haberimizin giriş cümlesini oluşturmalı. İkinci sihirli ipucu ise, "Bu olay, ne haberi? Biz ne haberi yazıyoruz?" sorusu olacak. Bu soruyu eğer kendimiz cevaplarsak haberimizin giriş cümlesi kendiliğinden ortaya çıkmış olacak.

Özetleyici Haber Girişi

Haber girişi içinde çeşitli tekniklerden söz edebiliriz. Bunlardan ilki ve yaygın olarak kullandığımız teknik "özetleyici haber girişi". Haberin birkaç öğesinin birden önemli olduğu durumlarda özetleyici girişte bulunuyoruz. En basit yöntemi 5N-1K formülü cevaplanması şeklinde oluyor. Örnek verelim hemen. "Karaman’da yolcu otobüsüyle otomobil çarpıştı dört kişi öldü, altı kişi yaralandı. Otobüs şoförü olay sonrasında gözaltına alındı."

Bir başka giriş tekniğimiz "Tanımlayıcı Giriş Tekniği". Burada haberin en önemli öğesi "kim ve ne?" sorusudur. Buna biz tanımlayıcı giriş diyoruz.

Bir başka giriş tekniğimiz "Genelleyici Haber Giriş Tekniği". Burada da yine klasik bir biçimde gazetelerde gördüğümüz "kış yüzünü göstermeye başladı, yollar yine kan gölü" gibi, daha yerel bir ifadenin haber girişinde bulunduğunu görüyoruz.

Bir başka giriş tekniğimiz "Ayrıntılı Giriş". Haberde geçen bir ayrıntının ön plana çıkarılmasıyla bu giriş tekniği gerçekleşiyor. Örneğin, bir deprem haberinde depremde yaralanan bir çocuğun öyküsüyle habere başlanması, dramatik bir ayrıntının ön plana çıkarılması olabilir. Bir örnek verelim. "Zehra henüz üç yaşında, dün yaşadıklarını ise belki bir ömür boyu hafızasına taşıyacak"

Bir başka haber "Bundan 43 yıl önce başlayan uzay macerası yine aynı rampadan kalkan bir roketle yeni bir döneme girdi" Bu da gazetelerimizde sıklıkla gördüğümüz bir giriş tekniği.

Alıntı Girişi; özellikle demeç haberciliğinde en sık kullanılan yöntemdir. Kamuya yönelik toplantılarda da bu tür bir giriş yapmak daha etkili olabiliyor. Bu teknikte alıntı yapılan kişinin adıyla birlikte söylediği sözlere de tırnak içinde yer veriliyor.

Soru-Cevap Tekniği: Bir başka giriş tekniğinde ise, haberin ilk cümlesi bir soru olacak, ikinci cümlede bu soruya yanıt aranacak. Soru genellikle haberin en önemli ayrıntısına işaret edecek. "Duygularınızı bastırmak için mi yemek yiyorsunuz? Uzun vadede kilo verebilmek için duyduğunuz her reçeteye sarılıp bir diyetten diğerine atlamak yerine, öncelikle sizi yemeğe iten şeyin ne olduğunu bulun". Bir başka soru giriş tekniğiyle yazılmış haber görüyoruz burada da.

Zıtlık Tekniği: Haber girişlerinde tercih edilen yöntemlerinden birisidir. Örneğin, "Kadınlar ellerinin hamuruyla tamire el attılar". "Ojeli parmaklar tamir aleti kullanmayı boya-badana yapma kursunda öğreniyor".

Serbest Yazım Tekniği

Yurtdışında çok kullanılan, ancak bizde de pek yaygın olmayan bir diğer teknik. Haberlerin girişinde doğrudan okur ya da izleyicilere seslenilen ve onların habere katılımını sağlayan bir giriş tekniği. Bu teknikte daha çok serbest yazım tekniği uygun görülüyor. Bu teknik bazı editörlerce de uygun bulunmuyor. Örneğin, "O şarkıyı siz de duymuşsunuzdur. Gençliğin ne demek olduğunu belki de o şarkıdan öğrenmişsinizdir. Bir sabah yaşınız sorulduğunda artık dolu dolu otuz rakamını söylediğinizde, saçınızdaki ilk beyazlar, göz çevrenizdeki ilk kırışıklıkları aynada fark ettiğinizde zınk! diye anlamışsınızdır gençliğe vedanın ne demek olduğunu". Burada anlatılacak olan "gençliğe veda şarkısı" değil, bu şarkıyı yazan kişinin hayatından bir kesitin ortaya çıkarılması.

Öyküleyici Haber Giriş Tekniği

Yine dergi haberlerinde sıklıkla rastladığımız bir başka giriş tekniği "Öyküleyici Haber Giriş Tekniği"dir. Bir ya da birkaç paragrafla okurlara temel noktalarının anlatıldığı girişte, haber olayının kahramanı ilk paragrafta tanımlanır. Daha çok dergi ve televizyon haberciliğinde kullanılır. Öyküleyici girişte etkili bir gözlem yeteneğine ihtiyaç vardır. Başarılı olmak için görülen, duyulan, koklanan, tadılan ya da dokunulan şey haberin konusu olacaktır. Haber kaynaklarıyla görüşürken nasıl davrandıklarını, gözlemini en ayrıntılı bir biçimde yapmamız gerektiği öyküleyici girişte söyleniyor. Bir örnek var burada "Genç yaşta hamile kalmak, sokakta yürürken serseri bir kurşunla vurulmak ve bebeğini düşürmek" vs. diye birinin yaşadıklarından söz ediliyor.

Konuşma Dili Tekniği

Bir başka teknik "Konuşma dili tekniği" Sıcak haberler aktaran radyo ve televizyon haberciliğinde yaygın olarak kullanılır. Haberlerin sesli olarak birbirine anlatıyormuşçasına sunulduğu bu teknik, karşıdaki insanlarla konuşuyormuş gibi yazma temeline dayanır. Örneğin, "Adana’da akıl almaz facia… şimdi bunu dinleyeceksiniz". Daha sonra haberin gövdesi gelir. Haberlerin girişinden sonra giriş ifadesinin açıldığı ayrıntıların işlenmeye başlandığı ve diğer öğelerle detaylara yer verildiği bölüme "haberin gövdesi" diyoruz.

Haber sonlandırmak da önemlidir. Her haberde buna rastlamasak da genellikle haberde son cümlelerimiz bizim için geçmiş hakkında bilgi veren ya da geleceğe yönelik duyurum ya da sonuç yargısı ifade etmelidir. Örneğin, bir olay anlattık bu olayın sonunda da, haberimizin sonunda da son cümle şunlar olabilir; "Toplantı ödüllerin verilmesiyle sona erdi."

Haber Yazmanın Temel Amacı

Haberlerde dili geçmiş zaman kalıbı kullanıyoruz. Haber yazmanın temel amacı; bilgileri, düşünceleri, fikirleri okuyuculara aktarmaktır. Bu nedenle haberler olayları birinin ağzından aktarıyormuşçasına yazılmalı, haberler doğru, kısa ve kolayca anlaşılır olmalı.

Gerekli Bilgiler Toplanmalı

Haber yazımından önce elde edilen bilgilerin bir kez daha gözden geçirilmesinde yarar var. Haber yazmaya başlamadan önce lütfen elinizdeki bilgilerin bütün sorulara yanıt verip, vermediğinden emin olun. Ondan önce haber yazmaya girişmeyin, çünkü girişirseniz o soruları biraz sonra unutacaksınız.

Türkçe Sözlük ve İmla Kılavuzu Olmalı

Haber yazımında muhabirin masasında mutlaka bulunması gereken iki şey var. Bunlardan bir tanesi yazım kılavuzu, bir diğeri de Türkçe sözlük. Muhabir bir olayı sözcüklerle anlatan kişi olarak yazısına özen gösteren kişidir, imla kurallarına da hakim olmalıdır. Daha sonra haberin hangi teknikte yazılmasına uygun olacağına karar vermeli ve buna uygun giriş tekniği çerçevesinde habere giriş yapılmalı ve haberi yazmalıdır.

Rakamla ve Zamanla Başlamayın

Haber cümleleri doğru, kısa ve kolayca anlaşılır olmalıdır. Cümleye zaman belirten ifadelerle başlamaktan kaçınılmalıdır. -özellikle eskiler bunu daha çok vurguluyordu ve yapmamaya özen gösteriyordu- Örneğin: "25.12.99 tarihinde başlayan kongre.. " yerine, "önceki gün başlayan kongre…" şeklinde bir tanım daha anlamlı olacaktır.

Cümleye sayı belirten ifadelerle başlamaktan kaçınmak gerekir. "Beş gün sürecek kongre" yerine, "Kongre beş gün sürecek" demek daha anlamlıdır. "Beş yüz kişinin katılacağı gösteri" yerine, "Gösteriye beş yüz kişi katıldı" demek daha doğru. Rakamlı ifadelerde ne yapacağız? Karşımıza herhangi bir rakam çıktığında bunun okunuş biçimini yazmak düz anlatımla daha doğru olacaktır.

Haberi Tekrar Kontrol Edin

Her ne kadar bitmiş sayılsa bile haber yazıldıktan sonra muhabirin kendi kendine "acaba bu haberle ilgili daha başka hangi unsurlara yanıt verilmesi gerekliydi" ya da "bu haberde hangi sorulara yanıt vermedim?" biçimindeki sorularla haberin bir kez daha kontrol edilmesi yararlıdır. Her haberin bitiminde yapılabilecek ikinci bir denetim de "acaba yazdığım cümlelerden hangilerini atarsam anlam bozulmaz? " ve bir diğeri de "bu cümleden hangi kelimeleri atarsam anlam bozulmaz" biçimindeki sorularla haberdeki fazlalıkların hafifletilmesidir.

Toplumsal sorumluluk kuramının da getirdiği objektiflikle ilgili bazı ilkeler var. Birincisi haberi yazarken mutlaka kaynak göstereceksiniz. İkincisi denge. Haberde karşıt görüşlere mutlaka yer vereceksiniz. Karşıt görüşlere yer vermediğiniz haber, haber olmaz, ne kadar çok karşıt görüşe yer verirseniz haberiniz o kadar objektifliğe yaklaşır.